Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.

Mansur Yavaş’ın üçüncü istifası

GİRİŞ:
2026-09-24
saat ikonu 12:11
|
GÜNCELLEME:
2026-09-24
saat ikonu 12:11

’ın ’den istifası, bir günlük öfkenin sonucu değil. Bu, zaman içinde biriken rahatsızlıkların ve siyasi hesaplaşmaların son halkası.

Üstelik bu, Yavaş’ın CHP’den üçüncü istifa girişimi.

İlk istifa düşüncesi, ikilisinin CHP’nin cumhurbaşkanı adayını ön seçimle belirleme kararı aldığı dönemde ortaya çıktı.

Yavaş’ın hedefi başından beri netti: Muhalefetin ortak cumhurbaşkanı adayı olmak. Ön seçim kararı, bu stratejinin önünü kapattı ve istifa seçeneğini gündemine aldı.

İkinci kriz 11 Eylül’de yaşandı.

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak’ın, Anıtkabir programına katılmayan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşen Yavaş için “büyük hayal kırıklığı” ifadesini kullanması, Ankara’da yeni bir gerilime neden oldu.

Yavaş o gün istifa dilekçesini yazdı.

Ancak Bülent Kuşoğlu ve Yavaş’ın çevresindeki bazı isimler devreye girdi. İstifanın gereksiz bir gerilim oluşturacağını düşünenler, kararından vazgeçmesi için Yavaş’ı ikna etti.

Dilekçe yırtıldı. İstifa ertelendi.

Fakat kriz bitmedi.

Üçüncü ve gerçek istifa ise CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın “Hiç kimse CHP’nin üzerinde değildir” açıklamasının ardından geldi.

Bu kez Yavaş geri adım atmadı. CHP’den istifa etti ve bağımsız kalacağını açıkladı.

Yavaş’ın bundan sonraki yolu

Mansur Yavaş’ın hedefi hiçbir zaman başka bir partiye geçmek değil, muhalefetin ortak adayı olmaktı.

Ancak CHP’den ayrılması, bu hedefi kolaylaştırmak yerine daha da zorlaştırdı.

Ekrem İmamoğlu merkezli Yeni Parti ihtimali, Yavaş’ın geçmişteki adaylık tartışmaları nedeniyle güçlü görünmüyor. 
İmamoğlu’nun kontrolündeki bir partide yer almayacağı çok net. AK Parti’ye geçiş ise Yavaş’ın mevcut siyasi çizgisi açısından önemli bir değişim anlamına gelir.

Üstelik İYİ Parti Genel Başkanı ’nun cumhurbaşkanı adaylığı sorusuna “Görevden kaçmam” cevabını vermesi, muhalefetteki adaylık tartışmasına yeni bir boyut kattı.

Bugün itibarıyla Yavaş’ın muhalefetin ortak adayı olma ihtimali ciddi biçimde zora girmiş durumda. Hatta adaylık ihtimali kalmadı denilse yeridir.

Erdoğan açısından değişen denklem

Mansur Yavaş’ın muhalefetin ortak adayı olma ihtimalinin zora girmesi, seçim denkleminde önemli bir değişiklik oluşturuyor.

Çünkü Yavaş, muhalefetin farklı kesimlerinden oy alabilme potansiyeli nedeniyle Erdoğan karşısında etkili bir rakip olarak görülüyordu.

Şimdi ise Yavaş’ın CHP’den ayrılmasıyla birlikte muhalefetin ortak adaylık formülü daha da zorlaştı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun “Görevden kaçmam” açıklaması da adaylık tartışmasını genişletiyor.

Ortaya çıkan tablo Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından önemli.

Etkili bir ortak rakibin denklemden çıkması, Erdoğan’ın yeniden seçilme ihtimalini güçlendiren bir gelişme.

Özellikle muhalefetin birden fazla adayla seçime girmesi halinde oyların bölünmesi ve ikinci tur hesabının değişmesi, Erdoğan açısından farklı bir seçim matematiği ortaya çıkarabilir. Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birinci turda seçilme ihtimalini artıracaktır.

Kısacası Mansur Yavaş’ın CHP’den istifası sadece CHP’nin iç meselesi değil.

Muhalefetin en güçlü ortak aday seçeneklerinden birinin devre dışı kalması, Erdoğan’ın karşısındaki siyasi tabloyu belirgin biçimde değiştirdi. Muhalefetin bu dağınık tabloda ortak rakip çıkarması ise imkansız.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucu şimdiden belli oldu desek yanlış olmaz.