Kosova’dan Şanlıurfa’ya Uzanan Gönül Köprüsü

GİRİŞ:
2026-11-02
saat ikonu 09:11
|
GÜNCELLEME:
2026-11-02
saat ikonu 09:11

Bazı ülkeler vardır, aranızdaki mesafeyi kilometreler değil, ortak tarih, kültür, dostluk ve hatıralar belirler. ile arasındaki ilişkiler tam da böyle bir anlam taşıyor. Balkanlar'ın kalbinde yer alan Kosova ile Anadolu arasında yalnızca diplomatik ilişkiler değil, nesiller boyunca yaşatılan güçlü bir gönül bağı bulunuyor. Bu bağın geleceğe taşınması ise artık sadece geçmişin hatıralarına değil, gençlerin vizyonuna, ekonomik iş birliklerine ve ortak hedeflere dayanmak zorunda.

Bu hafta cuma günü Harran Üniversitesi'nde gerçekleştireceğimiz önemli bir buluşma, işte bu anlayışın somut bir yansıması olacak. Kosova Başbakan Yardımcısı Sayın Fikrim Damka'yı 'da ağırlayacağımız ve moderatörlüğünü üstleneceğim söyleşide, Türkiye-Kosova ilişkilerini özellikle gençlerin gözünden değerlendireceğiz. Geçmişten bugüne uzanan kardeşlik ilişkilerimizi konuşurken, gelecekte hangi alanlarda daha güçlü iş birlikleri kurabileceğimizi, gençlerin bu ilişkilerde nasıl bir rol üstlenebileceğini ve iki ülkenin ortak geleceğine neler katabileceğini ele alacağız.

Bu buluşmayı önemli kılan hususlardan biri de yalnızca diplomatik ve akademik bir söyleşiyle sınırlı kalmayacak olmasıdır. Kosovalı iş insanlarını da Şanlıurfa'da ağırlayarak iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik fırsatları değerlendireceğiz. Çünkü dostluk, ekonomik iş birlikleriyle güçlendiğinde daha kalıcı bir zemine kavuşur. Türkiye'nin üretim, lojistik, sanayi ve ticaret kapasitesi ile Kosova'nın Balkanlar'daki stratejik konumu bir araya geldiğinde önemli fırsatlar ortaya çıkabilir. Şanlıurfa'nın tarım, gıda, tekstil ve ticaret potansiyelinin Kosova ve Balkan pazarlarıyla buluşturulması da bu açıdan üzerinde durulması gereken önemli başlıklardan biridir.

Benim açımdan bu buluşmanın ayrı bir anlamı daha var. Geçtiğimiz yıl Kosova'ya gerçekleştirdiğim ziyaret sırasında edindiğim izlenimler, bu ülkeye ve insanlarına bakışımı daha da güçlendirdi. Priştine'de Kosovalı Besik komutanın misafiri olmak, Kosova insanının içtenliğini ve misafirperverliğini yakından hissetmek benim için unutulmaz bir hatıra oldu. Kosova'da karşılaştığım samimiyet, misafirperverlik ve Türkiye'ye duyulan yakınlık, iki toplum arasındaki bağların ne kadar derin olduğunu bir kez daha gösterdi. Bazen bir ülkeyi tanımak için diplomatik protokollerden çok, bir sofrada paylaşılan ekmeğe, kurulan samimi bir sohbete ve gösterilen misafirperverliğe bakmak yeterlidir. Kosova halkının gönül zenginliği de benim için bu ziyaretin en kıymetli kazanımlarından biri oldu.

Ancak bugün artık bu güçlü dostluğu geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden yorumlamamız gerekiyor. Türkiye-Kosova ilişkileri yalnızca tarihsel ve kültürel yakınlık üzerinden değerlendirilmemeli; yükseköğretim, teknoloji, girişimcilik, savunma sanayii, turizm, lojistik, tarım ve karşılıklı yatırımlar gibi alanlarda da derinleştirilmelidir. Özellikle üniversiteler, bu ilişkilerin geleceğini şekillendirecek en önemli kurumlardır. Gençlerimizin birbirlerinin ülkelerini tanıması, ortak projeler geliştirmesi, akademik değişim programlarına katılması ve ticari girişimlerde bulunması, diplomatik ilişkilerin toplumsal tabana yayılmasını sağlayacaktır.

Unutmamak gerekir ki ülkeler arasındaki ilişkilerin gerçek gücü, yalnızca devlet yöneticilerinin kurduğu diplomatik temaslarla değil, toplumların birbirine duyduğu güven ve gelecek nesillerin kurduğu ortaklıklarla ölçülür. Bugünün üniversite öğrencileri yarının diplomatları, akademisyenleri, girişimcileri ve iş insanlarıdır. Onlara açılacak her yeni kapı, Türkiye ile Kosova arasındaki ilişkilerin geleceğine yapılmış bir yatırımdır.

Harran Üniversitesi'nde gerçekleştireceğimiz bu buluşmayı da tam olarak böyle görüyorum: Geçmişten gelen kardeşliği geleceğin ortak aklıyla buluşturmak. Şanlıurfa'dan Priştine'ye, Priştine'den Balkanlar'a uzanan bu dostluk köprüsünü daha güçlü ekonomik, akademik ve kültürel ilişkilerle tahkim etmek. Çünkü Türkiye ile Kosova arasındaki ilişki, sadece geçmişten miras kalan bir dostluk değildir; doğru adımlar atıldığında gelecekte çok daha büyük başarılara dönüşebilecek stratejik bir ortaklıktır. Bizim görevimiz ise bu mirası yalnızca anlatmak değil, gençlerimiz ve iş dünyamız aracılığıyla geleceğe taşımaktır.